Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.10.2012 gün ve 2009/359 Esas, 2012/462 Karar sayılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden re'sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 13.03.2013 Çarşamba saat 13:30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz ettiği yetki belgesine dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalâa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 27.03.2013 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında TCK.nın 109/2, 3-f, 5. maddelerine göre verilen 6 sene 18 ay hapis cezaları, aynı Kanunun 43/1. maddesiyle artırılırken 7 yıl 28 ay 15 gün yerine, 8 sene 16 ay 15 gün olarak ayların yıla dönüştürülmesi suretiyle yanlış belirlenerek fazla cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan sanığın cezasının TCK.nın 43. maddesi ile artırılmasına ilişkin bölümdeki “...8 sene 16 ay 15 gün...” ibaresi çıkarılarak, yerine “...7 yıl 28 ay 15 gün...” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde ise;
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri'nin 12.11.2009 tarih ve 963/5579 sayılı raporunda, olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesine karşın mahkemece yapılan tüm araştırmalara rağmen mağdureye ulaşılmaması nedeniyle Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan bu konuda rapor alınmasından sarfınazar edilerek TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın mağdurenin vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel istismar eylemlerini aynı zaman dilimi içinde gerçekleştirdiği dosya içeriğinden anlaşılmış bulunmasına göre; TCK.nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suçun değişik zamanlarda gerçekleşme koşulunun olayda bulunmadığı gözetilmeden, zincirleme suç hükmü uygulanarak sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21.03.2013 tarihinde verilen işbu karar 27.03.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Hakan Günal hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.