MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelenip gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmakla birlikte mahkemece bu konuda hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de zamanaşımı süresi içerisinde bu konuda mahal mahkemesince hüküm tesis edilmesi mümkün görülmüştür.
Hükümlerden sonra 05.07.2012 günlü, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 02.07.2012 tarihli, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 95. maddesi ile 5271 sayılı CMK.nın 38. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 38/A. maddesinin 3. bendi ile bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve kararın elektronik ortamda düzenlenip güvenli elektronik imza ile imzalanabileceğinin düzenlenmesi karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Oluşa uygun kabule göre suç tarihinden önce tanışıp arkadaş olduğu sanıkla evlenmesine ailesinin izin vermemesi üzerine 03.12.2008 tarihinde buluştuğu sanıkla rızasıyla giderek çeşitli yerlerde kalıp cebir tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkiye girdikten sonra 17.12.2008 günü Cumhuriyet Başsavcılığında zorunlu vekil ile psikolog refakatinde yazılı ifade veren mağdurenin sanık ... ile isimleri geçen diğerlerlerinden şikâyetçi olmadığını bildirmesinin ardından 19.12.2008 tarihinde avukatıyla beraber başvurduğu Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ikinci ifadesinde önceki beyanının doğru olmadığını, kendisini zorla kaçırarak ilaç vermek suretiyle uyuşturup cinsel ilişkiye giren sanık ...'la yanındakilerden şikâyetçi olduğunu bildirdiği; ancak TCK.nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun şikâyet üzerine takip edilen suçlardan olduğu gözetilip mağdurenin 17.12.2008 tarihli ilk beyanı nazara alınarak sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının vâki şikâyet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus aynı Kanunun 322/1. maddesine göre yeniden yargılamayı gerektirmediğinden TCK.nın 73 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy