Fuhuş suçundan sanık ...’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.2008 gün ve 2008/791 Esas, 2008/870 Karar sayılı hüküm ile bu hükme yönelik süresinden sonra vaki temyiz talebinin reddine dair 11.03.2010 tarihli Ek kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.03.2011 gün ve 2012/15-1292 Kararı sayılı ilamında ayrıntısı açıklandığı üzere CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkca gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, sanığa tefhim edilen 13.10.2008 günlü Kararda ise temyiz süresinin tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek usul hükümlerine aykırılık yapıldığı, bu itibarla temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile 11.03.2010 tarihli temyiz talebinin reddine dair Ek Kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı gözetilmeden sanık hakkında tek suçtan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.