Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; değişen suç vasfına göre cinsel taciz suçundan mahkûmiyetine dair Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.03.2010 gün ve 2009/369 Esas, 2010/82 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları ve tüm dosya içeriğinden, yaklaşık bir ay süreyle mağdureyi takip ederek “aşkım, canım, seni çok seviyorum" biçiminde sözler söyleyen sanığın, bir defasında da aracından inip yanına geldiği mağdurenin elinden tutarak dudağından öpmeye çalıştığının anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin zincirleme şekilde gerçekleşen cinsel taciz ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, eylemlerin kül halinde cinsel taciz suçuna vücut verdiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanığa tayin olunan ceza miktarı yönüyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy