Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Bergama Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.04.2010 gün ve 2009/2 Esas, 2010/44 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müşteki ve mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdur ve müşteki vekilinin 13.03.2009 tarihli celsede şikâyetçi olduğunu ve katılmak istediğini beyan edip mahkemece verilen hükmü temyiz etmek suretiyle açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin ve müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur ... ile müşteki ...'ün davaya katılmalarına karar verilerek katılanlar vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.