MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜM : Sanığın fuhuş suçundan (2 kez) mahkûmiyetine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Anayasa'nın 40/2 ve CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince hükümde "başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin" açıkça gösterilmesi gerektiği, sanığın yokluğunda verilen 22.10.2009 tarihli hükümde ise “... tefhim ve tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde ... Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere…” denilmek sûretiyle kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının yanıltıcı şekilde gösterilmesi nedeniyle aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın 26.04.2010 tarihli dilekçesinin eski hale getirme yoluyla süresinde verilmiş temyiz başvurusu olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın kesinleşmiş mahkûmiyeti nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmadığı gerekçe kısmında belirtildiğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy