ÖZET: 16 YAŞINDA BULUNAN MAĞDURENİN SANIKLARDAN ŞİKAYETÇİ OLMADIĞINI VE DAVAYA KATILMAK İSTEMEDİĞİNİ BELİRTMESİ KARŞISINDA, HÜKMÜ TEMYİZ HAKKI BULUNMAYAN VE USULÜNE UYGUN OLARAK DA DAVAYA KATILMAYAN MAĞDURE VEKİLİNİN TEMYİZ HAKKI YOKTUR.
SANIKLARIN, ARACA ZORLA BİNDİRDİKLERİ MAĞDUREYİ İZMİR İLİNDEN MANİSA İLİ İSTİKAMETİNE DOĞRU GÖTÜRDÜKLERİNİN VE BU SIRADA İZMİR İLİNİN 6 KM DIŞINDA YOL KONTROLÜ YAPAN KOLLUK KUVVETİNİN İHBAR ÜZERİNE ARACI DURDURARAK MAĞDUREYİ KURTARDIĞININ ANLAŞILMASI KARŞISINDA KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇUNUN TAMAMLANDIĞI GÖZETİLMELİDİR.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar Rahmi ve Nedim’in yapılan yargılamaları sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan mahkumiyetlerine dair (İzmir Yirmidördüncü Asliye Ceza Mahkemesi)’nden verilen 11.01.2012 gün ve 2011/700 Esas, 2012/4 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi mağdur vekili, sanıklar ve müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Kayden 01.05.1995 doğumlu olup 16 yaşında bulunan mağdurenin 11.01.2012 tarihli oturumda sanıklardan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini belirtmesi karşısında, hükmü temyiz hakkı bulunmayan ve usulüne uygun olarak da davaya katılmayan mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar ve müdafilerinin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların, araca zorla bindirdikleri mağdureyi İzmir ilinden Manisa ili istikametine doğru götürdüklerinin ve bu sırada İzmir ilinin6 kmdışında yol kontrolü yapan kolluk kuvvetinin ihbar üzerine aracı durdurarak mağdureyi kurtardığının anlaşılması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlandığı gözetilmeyerek, teşebbüs aşamasında kaldığının kabulüyle TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması ve sanıklar hakkında TCK’nın 109. maddesi uyarınca tayin olunan 9 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 35 ve 62. maddeleri uyarınca indirim yapılırken 5 yıl 7 ay 15 gün yerine 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin (ONANMASINA), Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.01.2012 gün ve 178 sayılı Kararı ile İzmir Yirmidördüncü Asliye Ceza Mahkemesi kapatıldığından dosyanın İzmir Ondokuzuncu Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy