ÖZET: SANIĞIN, ÇOCUĞA KARŞI NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMARDA BULUNMAK İÇİN MAĞDURU CAMİ TUVALETİNE GÖTÜRÜP KAPIYI KİLİTLEDİKTEN VE MAĞDURUN KÜLOTUNU ÇIKARTIP KUCAĞINA OTURTTUKTAN SONRA, DİĞER SANIĞIN SESLER DUYUP TUVALETİN ÜST KISMINDAKİ BOŞLUKTAN BAKARAK DURUMU GÖRMESİ VE MÜDAHALESİ ÜZERİNE ORGAN SOKMA EYLEMİNİ TAMAMLAYAMADIĞI NAZARA ALINARAK SUÇUN TEŞEBBÜS DERECESİNDE KALDIĞI GÖZETİLMELİDİR.
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık Seyit ve mala zarar vermek suçundan sanık Muhammed’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkumiyetlerine dair (Konya İkinci Ağır Ceza Mahkemesi)’nden verilen 21.10.2011 gün ve 2009/418 Esas, 2011/372 Karar sayılı, sanık Seyit hakkındaki hüküm yönünden kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık Seyit müdafii ve sanık Muhammed tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık Seyit müdafiinin süresi içinde yapılmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Sanık Muhammed hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren, 5230 sayılı Kanun’un 6217 sayılı Kanun’la değişik 26. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamayacağından, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık Seyit hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Mağdurenin kollukça alınan yazılı ifade tutanağında sanıkla beraber caminin tuvaletine gittiklerini, sanığın kendisine tuvalete gir dediğini, kendisine parayı burada vereceğini zannederek tuvalete girdiğini, arkasından sanığın da aynı tuvalete girerek tuvalet kapısını üzerine kilitlediğini, pantolon ve iç çamaşırını çıkararak arka tarafından cinsel organını poposuna soktuğunu, acı hissettiğinde bağırdığını, sonra sesini duyan bir şahsın müdahale ettiğini ve sanıkla kavga ettiği belirtilmesine rağmen dosya içerisinde bulunan mağdurenin kollukça alınan ses ve görüntü kaydına ilişkin CD incelendiğinde mağdurun, sanığın cinsel organını poposuna soktuğuna dair açık bir anlatımının olmadığı gibi Adli Tıp Kurumu Konya Şube Müdürlüğü’nün 14.09.2009 tarihli raporu içeriğinde mağdurun kendisini muayene eden Doktor Yusuf’a sanık Seyit’in kendisini cami tuvaletine götürdüğünü, burada kendisine yapmaya çalıştığını, bu arada başka birisinin gelerek sanık ile kavga ettiğini belirttiği, yine aynı raporda akut veya kronik fiili livatanın maddi delillerine rastlanılmadığının bildirildiği, mağdurun duruşmadaki ifadesinde de sanığın külotunu indirdiğini ancak cinsel organını poposuna sokmadığını, olaya tanık olan diğer sanık Muhammed’in pencereden bakarak sanıkla kavga ettiğini belirttiği, cinsel istismar olayına tanık olan sanık Muhammed’in de duruşmadaki ifadesinde tuvaletten inilti türü sesler duyunca kapıyı ittiğini ancak kapı açılmayınca tuvaletin üst kısmındaki boşluktan baktığında mağduru sanığın kucağında külotu inik vaziyette gördüğünü, sanık Seyit’e yumruk salladığını, sanığın cinsel organını mağdurun poposuna sokarken görmediğini ancak her ikisinin de külotlarının inik olduğunu beyan etmesi karşısında; sanığın çocuğa karşı nitelikli cinsel istismarda bulunmak için mağdurla birlikte cami tuvaletine götürüp üzerlerine kapıyı kilitledikten ve mağdurun külotunu çıkartıp kucağına oturttuktan sonra, cami tuvaletine gelen diğer sanık Muhammed’in sesler duyması üzerine tuvaletin üst kısmındaki boşluktan bakıp durumu görmesi ve müdahalesi üzerine sanığın organ sokma eylemini tamamlayamadığı nazara alınarak sanık eylemin teşebbüs derecesinde kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık Seyit müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, kısmen re’sen de temyize tabi hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy