MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat, sanık ...'i çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet, sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulüyle şikâyet yokluğu nedeniyle
kamu davasının düşmesine,
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki ... bozma öncesi 07.06.2007 tarihli duruşmada şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmiş ise de kızı olan ve yargılamada davaya katılan mağdure Tuğba'nın 27.02.2009 tarihinde ölmesi nedeniyle mirasçı olan müştekinin CMK.nın 243. maddesi uyarınca davaya katılma hakkının bulunduğu ve bozma sonrası 13.11.2009 tarihli duruşmada şikâyetçi olduğunu beyan etmesi ve vekilinin de hükümleri temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören müşteki ...'ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. ...'ün katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede;
Oluşa uygun kabule ve dosya içeriğine göre suç tarihinde 15 yaşını tamamlamış olan mağdurenin rızasıyla sanıkların güvenlikçi olarak çalışmış olduğu düğün salonuna gittiği ve düğün salonunun bir odasında rızasıyla sanık ... ile cinsel ilişkiye girdikten sonra ...'in mağdureyi eve göndermeye çalışmasına rağmen mağdurenin gitmek istemediği ve....'in mağdureyi düğün salonundan dışarı çıkarttığı, mağdurenin dışarda bulunduğu esnada sanık ... ile karşılaştığı ve sanığın mağdureyi konuşmak amacıyla bahçedeki ağaçlık alana götürdükten sonra mağdurenin rızası dışında ilişkiye girdiğinin anlaşılması karşısında, ...'in mağdureye yönelik eylemlerinde TCK.nın 26/2. maddesi gereğince mağdurenin rızası bulunması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığı, mağdurenin rızasıyla ilişkiye girme eyleminin de reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve mağdurenin 17.10.2006 tarihli savcılık beyanında şikâyetçi olmadığını ifade etmesi karşısında tebliğnamedeki sanık ... yönündeki düşünceye iştirak edilmemiş, yine sanık ...'in mağdure ile bahçede karşılaştıktan sonra mağdurenin aşamalarda sanığın kendisini cebir, tehdit veya hile ile götürdüğüne dair bir anlatımının da bulunmaması nedeniyle konuşmak amacıyla aynı bahçedeki ağaçlık alana gittikleri, sanığın burada mağdurenin rızası dışında ilişkiye girme eylemi sırasında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmayacağı, ilişki sonrası ailesinden korkan mağdurenin eve gitmek istememesi ve ailesi tarafından bulunmamak için yine rızası doğrultusunda saklanmak amacıyla düğün salonunun odasına sanık.... tarfından kilitlenmesi eyleminde hukuka aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat ve düşme hükümleri ile delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık ... müdafileri ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy