(5237 S. K. m. 73, 225 )
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İddianame içeriğinden sanığın 2008 yılı Ocak ayında, o tarihte 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan mağdure ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiği ifade edilerek tek eyleme ilişkin dava açılmış bulunması, mahkemece sanık ile mağdurenin 2008 yılı Ocak ve Şubat aylarında birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiklerinin kabul edilmesi, mağdurenin ise dava ve hükme konu edilen eylemlere ilişkin ilk olarak kollukta alınan 10.11.2008 tarihli ifadesinde şikayetçi olduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında, şikayetin TCK.nın 73/1. maddesinde öngörülen 6 aylık süreden sonra gerçekleşmesi nedeniyle, sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede yalnızca sanığın 2008 yılı Ocak ayı içerisinde gerçekleştirdiği tek eyleme ilişkin dava açıldığının anlaşılması karşısında, CMK.nın 225/1. maddesinin Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir hükmüne aykırı olarak, sanığın 2008 yılı Şubat ayı içerisinde işlediği kabul edilen suça ilişkin usulen kamu davasının açılması sağlanmadan, ek savunma hakkı verilmekle yetinmek suretiyle sanığın cezasının TCK.nın 43/1. maddesi ile artırılması,
Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUKnın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy