Kasten yaralama ve cinsel taciz suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair Akyazı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 11.02.2010 gün ve 2008/110 Esas, 2010/59 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdure ... soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde, halasının eşi olan sanığın, sözlüsü ... ile kendisini evlerinde el ele tutuşurken görmesi üzerine ...'yı döverek evden kovduktan sonra kendisinin üzerindeki elbiselerini çıkarmasını vücudunu göreceğini söylediğini, kendisi kabul etmeyince kafasına bir kaç defa vurduğunu, bir gün sonra kendisini yine sıkıştırdığını, 10.06.2007 günü saat 15.30 sıralarında kendisinin cep telefonundan arayarak arkadaşlık teklif ettiğini, bu telefon görüşmesine annesinin de tanık olduğunu beyan etmiş, telefon görüşmesine ilişkin bu beyanı annesi şikâyetçi ... tarafından doğrulanmış ise de, mağdurenin kovuşturma aşamasındaki ifadesinde, sanığın kendisine vurduğundan bahsetmeyerek kısmen çelişkili beyanda bulunması, mağdurenin cep telefonuna ait iletişim kayıtlarının incelenmesinde de, mağdure ve annesinin iddia ettiği 10.06.2007 tarihinde saat 13.00.02 ile 22.08.20 saatleri arasında herhangi bir iletişim kaydının bulunmadığının anlaşılması, mağdurenin cinsel tacize ve kasten yaralamaya maruz kaldığına ilişkin iddialarını sanığın eşi olan halasının mağdurenin sanık tarafından tanık ... ile yatakta yakalandığını ailesine söylenmesinden sonra anlatması, mağdurenin ailesinin olayı öğrendikleri halde, bir haftadan fazla bir süre geçtikten sonra şikâyetçi olmaları, mağdurenin olaya ilişkin raporunun bulunmaması ve sanığın aşamalardaki savunmalarında suçu kabul etmemesi karşısında, sanığın atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil olmadığından beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
CMK.nın 236/3. maddesi hükmü uyarınca mağdure çocuğun dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulmasının zorunlu olması nedeniyle görevlendirilen rehber öğretmen için takdir olunan bilirkişi ücretinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediğinden bahisle katılan ...'den tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları da bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "Rehber öğretmen bilirkişi için takdir olunan toplam 50 TL'lik bilirkişi ücretinin duruşmalara mazeretsiz olarak gelmeyen katılan ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, sair yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" ilişkin bölüm hükümden çıkarılarak yerine "Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.