Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.04.2009 gün ve 2007/818 Esas, 2009/450 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, mağdurenin annesi olan ...'ya karşı boşanma davası açacağı ve müştekinin kendisine evini sattırarak parayı kendi hesabına yatırdığı, boşanma davası açması üzerine hesabında bulunan parayı alıp yurt dışına kaçma ihtimali bulunduğundan bahisle, müşteki ...'nın banka hesapları üzerine 24.01.2007 tarihli talebi ile ihtiyati tedbir kararı aldırmasından sonra müşteki ...'nın 17.4.2007 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına müracaat ederek, sanığın yıllardır kendisine şiddet uyguladığını, hakaret ve tehdit ettiğini, yaklaşık bir yıldır da kızına yönelik arkadan sarılma, göğüslerini elleme, öpmeye çalışma şeklinde cinsel istismarda bulunduğunu, son olarak kızını evin içinde öpmeye çalıştığını, kızı ile eşinin tartışması üzerine eşinin kendilerine hakaret ve tehdit ederek evden kovduğunu, eşinin evden uzaklaştırılarak kendilerinin eve dönmelerinin sağlanmasını talep ederek müracaatçı olması üzerine soruşturma başlatıldığı olayda, müştekinin aşamalarda sanık hakkında şikâyetçi olmadığını beyan ettiği gibi, şikâyet tarihinden sonra da mağdure ile birlikte sanıkla aynı evde yaşamaya devam ettikleri, sanığın 26.06.2006 tarihinde Balıkesir 2. Aile Mahkemesinde açtığı boşanma davasında, davalı olan müştekinin boşanmak istemediği, davanın reddini talep ettiği ve daha sonra yine sanığın Balıkesir 2. Aile Mahkemesinde açtığı boşanma davasında da müştekinin davanın reddini talep ederek boşanmak istemediğini beyan ettiği halde, Mahkemece evlilik birliğinin temelden sarsılmış olması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verildiği, sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek müştekinin kendisinden maddi menfaat sağlamak ve emekli maaşını kendisine vermeyi kabul etmemesi üzerine hakkında şikâyetçi olduğunu savunduğu, mahkemece her ne kadar mağdurenin, müşteki ...'nın ve yine müştekinin oğlu olan tanık Aslan'ın beyanlarına istinaden sanığın üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar vermiş ise de; sanık ve müşteki arasında maddi menfaat çatışması nedeniyle husumet bulunması, olayın intikal şekli ve yaşanan olaylara rağmen müştekinin, sanığın ısrarlı şekilde açtığı boşanma davalarında boşanmak istememesi ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde, sanığın beraati yerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy