MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Tüm sanıklar için konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan kamu davalarının şikâyet yokluğu nedeniyle düşmesi, tehdit suçundan beraat, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, sanık ... hakkında beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurun şikâyetçi olduğu, mağdur vekilinin de sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010//-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur ...'un davaya katılmasına ve vekili Av. ...'ün katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Olay günü öz kızının, müştekilerin oğluyla kaçtığını öğrenerek gece vakti sayılan zaman diliminde müştekilere ait eve gelen ve burada kaçırılan kızının nerede olduğunu sorduktan sonra aldığı olumsuz yanıt üzerine "siz benim kızımı kaçırdınız, bende sizin kızınız ...'ın kaçıracağım" diyerek mağdureyi zorla götürmeye çalışan sanık ..., oğlu sanık ... ve kardeşi olan diğer sanık ...'in eylemlerinin gece vakti birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığının ihlali ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçlarını oluşturacağı, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun takibinin bu haliyle şikâyete tâbi olmadığı, kaldı ki aynı konutta yaşayan katılan ...'nin aşamalarda sanıklar hakkındaki şikâyetinin devam ettiği gözetilmeden, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan kamu davalarının mağdur ...'in şikâyetinden vazgeçtiği gerekçesiyle düşürülmesine ve ayrıca sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ...hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu suç tarihinde 12 yaş 7 ay 1 günlük mağdureye karşı işleyen sanıklar hakkında TCK.nın 109/3-f maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığının belirtilmesi ve olayda da katılanın dosyaya yansıyan maddi zararının bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken, cezaları da ertelenen sanıklar hakkında katılanın zararının giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.