MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlâli, kasten yaralama (3 kez)
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenip gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kasten yaralama (üç kez) ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanığın mağdur ...'i karşı eylemini bıçakla gerçekleştirdiği halde, cezasının TCK.nın 86/3-e maddesi gereğince arttırılmaması ve 5271 sayılı CMK.nın 253/1-b-3 maddesi uyarınca konut dokunulmazlığının ihlali suçu uzlaşmaya tabi olup, mağdurun sanıklarla uzlaştıklarını, sanığın da uzlaşma talebi olursa kabul ederim şeklindeki beyanlarına rağmen CMK.nın 253 ve 254. maddesi uyarınca uzlaşma yapılmaksızın hüküm kurulmuş ise de; sanığın konut dokunulmazlığını ihlali suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediği, sanık hakkında TCK.nın 119/1-c maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği, bu halde ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 gün ve 2012-6-1142, 2013/7 sayılı Kararında da belirtildiği üzere sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan TCK.nın 116/1-4. maddesiyle birlikte 119/1-c. maddesinin de uygulanması gerektiğinden suçun CMK.nın 253/1-b-3 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunmadığı, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04.03.2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı Kararında da vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha atıfet sağlanamayacağından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cebirle işlediğinin anlaşılması karşısında, sabit olan eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halini oluşturduğu ve eylem cinsel amaçla gerçekleştirildiği halde TCK.nın 109/2-3-b-5 madde ve fıkraları yerine 109/1. maddesinden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün ceza miktarı itibarı ile sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy