MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki kabulü ile şikâyet yokluğu nedeniyle davanın düşmesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK.nın 104/1. maddesinde düzenlenen suçun mağdurunun, 15-18 yaş grubunda cinsel ilişkiye giren çocuk olması karşısında, mağdure ....'nin velisi olan müşteki ...'nin sanıktan şikâyetçi olarak davaya katılmak istediğini beyan etmesi ve mahkemece usulüne uygun katılma kararı verilmeden katılan sıfatıyla duruşmalarda bulundurulması müştekiye temyiz hakkı kazandırmayacağından, müşteki ...'nin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
5271 sayılı CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için, kanun yolunun açık olduğu, yargılama sırasında 18 yaşını tamamlamış bulunan ve suçtan zarar gören mağdurenin 14.10.2010 tarihli mahkeme beyanında sanıktan şikâyetçi olduğu ve mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, 5271 sayılı CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure....'ın davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy