Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nin yargılamaları sonunda; atılı suçtan beraatlerine dair Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.02.2009 gün ve 2008/135 Esas, 2009/29 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 2008/5-56 Esas, 2008/156 sayılı Kararında açıklandığı üzere, gerek 5237 sayılı TCK.nın 103. maddesinde onbeş yaşından küçük mağdurların iradelerinin geçersiz sayılmış olması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık Ali hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekili itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla alınıp dosyaya eklenen nüfus kayıt örneğinden, hükümden sonra 18.02.2009 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, mahallinde sanığın gerçekten ölüp ölmediği araştırıldıktan sonra 5237 sayılı TCK.nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca mahkemesince bir karar verilmesi lüzumu;
Sanıklar Hüseyin, Gülbay ve Seval haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'in başlık parası karşılığında Hüseyin'in annesi olan sanık Gülbay ile anlaşması üzerine kayden 04.04.1995 tarihli olan mağdurenin rızası dışında 06.05.2006 tarihinde sanık ... ile gayri resmi olarak evlendirildiği ve beraber yaşanılan bu süre içinde sanık ...'in birden fazla sayıda mağdureye nitelikli cinsel istismarda bulunduğunun sübut ettiği olayada sanıkların mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.