Irza geçme ve kaçırma suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'un bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eylemlerinin çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2006 gün ve 2005/275 Esas, 2006/549 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdur zorunlu vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdur zorunlu vekilinin kendisine 01.09.2012 tarihinde tebliğ edilen hükmü süresinden sonra 12.09.2012 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin suça sürüklenen çocuk müdafiin temyizi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Oluşa uygun kabule göre suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik eylemini bir ay ara ile iki kez zincirleme biçimde işlediği anlaşıldığı halde, TCK.nın 43. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Oluşa uygun şekilde suça sürüklenen çocuğun işlediği kabul olunan ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre, 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu ve suç tarihi olan 03.11.2002 tarihinden, inceleme gününe kadar bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy