(5237 S. K. m. 39, 103, 109)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilip kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili, katılan mağdure vekili ile sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gÖ...ilmekle 04.03.2015 Çarşamba saat 13:30'a duruşma günü tayin olunarak sanık N... müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Hayri hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık N... vekili huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık N... hakkında DURUŞMA... inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 18.03.2015 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliği ile karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde gözetilerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Katılan mağdure vekilinin, 24.02.2014 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü 1412 sayılı CMUK.nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık kanuni süreden sonra 04.03.2014 günlü dilekçe ile temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü.
Sanık A... F... hakkında, sanık A... B...'ın işlediği çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına iştirak, sanık O... E... hakkında ise özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan kamu davaları ile ilgili olarak mahkemece hüküm kurulmadığı görülmekle bu hususta zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık N... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet, sanıklar E..., D..., S..., N... M..., H... M..., F... P... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat, sanık F... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına, sanıklar A... E..., O..., M..., M..., G..., F... Ç..., O... E..., V... F..., A..., A... B..., S... A... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet, sanık S... Ç... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet ve özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından verilen beraat, sanık A... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen beraat, M... B... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet ve özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından verilen beraat, sanıklar M... M..., M..., E..., B..., T... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet, sanıklar Ö..., F..., Ö... E..., Ü... E... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat, sanık A... T... hakkında çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık D... müdafiin temyiz isteminin reddine dair ek karara ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar Ö..., Ü... E..., Ö... E..., haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının mağdure ile sanıkların aynı yaş grubunda olduğu ve rıza dahilinde buluştukları gerekçesine dayandırılması isabetsiz ise de; sanıklar Ö... ile Ü... E...'nin üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından, sanık Ö... E...'nin ise mağdureye yönelik cinsel istismar eylemini herkesin girip çıkabildiği, kamuya açık bir parkta gerçekleştirdiği ve atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından sonucu itibarıyla doğru olan beraat kararları ve delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanıklar N..., A... Efe, O..., M..., M..., G..., F..., O... E..., V... F..., A..., A... B..., S... A..., S... Ç..., A..., M... B..., M... M..., M..., E..., A... T..., B..., T... haklarında kurulan mahkumiyet hükümleri ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle E..., D..., S..., N... M..., H... M..., F... P..., S... Ç..., F..., A..., M... B... haklarında verilen beraat kararları ve sanık F... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümler ile sanık D... müdafiin temyiz isteminin reddine dair ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan sanıklar müdafileri ile katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re'sen de temyize tabi hükümler ve 11.04.2013 günlü ek kararın ONANMASINA,
Sanık Ö... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmümün incelenmesinde;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediği, sanık F...'ın da mağdurenin Ö...'in evinde birlikte olduklarına dair beyanlarını kabul etmeyip sanığı doğruladığı, Ö... ile mağdure arasında internet üzerinden herhangi bir yazışmaya rastlanılmadığı ve mağdurenin ilişkiye girdikleri eve ilişkin yer gösterme işleminde bulunmadığının anlaşılması karşısında Ö...'in üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut iddiası dışında cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Onbeş yaşından küçük olan sanığın işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanıklar O... E..., A..., V... F..., A..., A... B..., S... Ç... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Mağdurenin gönüllü olarak adları geçen sanıkların bulunduğu evlere giderek cinsel ilişkiye girdiği olayların, hukuken rıza açıklama ehliyetine sahip bulunmayan mağdurenin rızasının eylemi hukuka uygun hale getirmeyeceği ve sanıkların cinsel istismar eylemi öncesinde ve sonrasında mağdureyi hukuka aykırı amaçla evlerinde tutma eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacağı gözetilmeden mahkumiyetleri yerine kanuni olmayan gerekçelerle beraatlerine karar verilmesi,
Sanık O... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Sanığın 2011 yılı Ağustos ayında mağdureyi boş bir inşaata götürüp cinsel ilişkiye girmek, bundan 2-3 hafta sonra aynı yerde cinsel organını mağdurenin ağzına sokmak şeklinde gerçekleşen eylemleri ile ilgili olarak O... hakkında Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma hastanesinde görevli çocuk psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen 10.02.2014 günlü raporda "...çocuğun davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğine, fiili işlediği zaman şuurunun ve harekatının serbestisini tamamen kaldıracak surette akıl hastalığına duçar olup olmadığına veya fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini önemli derecede azaltacak surette akıl maluliyete müptela olup olmadığına şuan karar verilemeyeceğinin..." bildirilmesi karşısında O...'ın suç tarihinde cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp sonucuna göre çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık Ü... E... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Mağdurenin Cumhuriyet Başsavcılığındaki beyanında, gündüz sınıfta bulundukları sırada sanığın cinsel organını ağzına almak suretiyle ilişkiye girdiklerini beyan ettiği, sanığın isearkadaşlarıyla oynarken su sıçratması nedeniyle kendisine küfreden mağdureyle bu olaydan sonra yan yana oturmadıklarını savunduğu, mağdure ile sanık arasında bu sebeple bir husumet oluştuğunun anlaşıldığı, oluşan husumet ve gündüz vakti herkesin girip çıkabileceği eğitim ve öğrenimin devam ettiği bir sırada sanığın eylemi gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmemesi karşısında üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Sanık M... B... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelenmesine gelince;
Tüm dosya içeriğine göre, mağdurenin sanık M... M... ile 2012 yılı Ocak ayında iki kez sanık M... B
nin evinde cinsel ilişkiye girdiklerini eylemlerden sanığın haberi olduğunu, hatta M...'in çıplak olarak sanığın yanına girip çıktığını beyan etmesi sanık M...'in de ilişkiye gireceklerini M... B...'nin bildiğini söylemesi karşısında M... B...'nin diğer sanık M...'in mağdureye karşı işlediği zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin sabit olmasına rağmen mahkumiyet yerine beraatine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy