MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma, hayasızca hareketlerde bulunma
HÜKÜM: Sanık ... hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, atılı diğer suçtan beraatine, sanık ...'ın müsnet suçlardan beraatine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu ve 5271 sayılı CMK.nın 234. maddesi uyarınca mağdurelere atanan zorunlu vekillerinde sanıklardan şikâyetçi olup verilen hükümleri de temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koydukları, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurelerin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördükleri konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdureler ... ve ...'nın davaya katılmasına, zorunlu vekilleri Av. ... ile Av. ... 'in de katılanlar vekilleri olarak kabul edilmesine karar verilerek katılanlar vekillerinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tâbi olup temyizi mümkün bulunmadığından ve katılanlar vekillerinin bu karara yönelik temyiz isteği aynı Kanunun 264. maddesi gereğince itiraz mahiyetinde kabul edilerek mahallinde merciince değerlendirilmesi gerektiğinden, incelemenin sanıklar haklarında verilen beraat hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.