Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.09.2013 tarihli ve 2013/88395 soruşturma, 2013/36085 Esas, 2013/2513 sayılı iddianamenin 5271 sayılı CMK.nın 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174/1-b maddesi uyarınca iadesine dair Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2013 tarihli ve 2013/166 sayılı Kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2013 tarihli ve 2013/1342 D. İş sayılı Kararının;
Dosya kapsamına göre, kayden 21.06.1999 doğumlu olan mağdurenin suç tarihinde l5 yaşından küçük göründüğü anlaşılmışsa da, mağdurenin hastanede düşük yapması üzerine yapılan ihbara istinaden başlatılan soruşturma sırasında, mağdurenin avukat katılımı ile alınan ifadesinde gerçek yaşının 21 olduğunu, şüpheli ile bir süre önce gayrı resmî olarak evlendiklerini ve rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini, şüpheliden şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdurenin yaşının 15'ten büyük olduğunun tespiti durumunda şüpheli hakkında şikâyet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerekeceği, Cumhuriyet Savcısı tarafından suçun sübutuna mutlak surette etki edecek bir delil toplanmadan iddianame düzenlendiği anlaşılmakla, mağdurun gerçek yaşının tespitine yönelik rapor aldırılması gerektiği gözetilerek itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 31.12.2013 gün ve 94660652-105-34-10269-2013/19825/80141 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Kayden 21.06.1999 doğumlu olan mağdurenin suç tarihinde 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK.nın 174/1. maddesine dayanılarak mağdurenin yaşının araştırılmadığı gerekçesiyle iddianamenin iade edilemeyeceği, gerekli görmesi halinde mahkemesince de bu hususta araştırma
yapılıp rapor alınmasının mümkün bulunduğu gözetildiğinde Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2013 tarihli ve 2013/1342 D. İş sayılı Kararının usul ve Kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden talebin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.