MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli tek hekim tarafından verilen 02.07.2012 tarihli raporda mağdurda "IQ:57 olup hafif derece zeka geriliği saptandığından ruhsal bakımdan kendini savunma yönünden zayıflık yaşayacağı" bildirilmiş ise de, mevcut raporun yetersiz olduğu anlaşılmakla, mağdurun dava dosyasıyla birlikte... Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna sevk edilerek olay tarihi itibariyle herhangi bir akıl hastalığı ya da zayıflığı bulunup bulunmadığı, var ise bu hastalığının hekim olmayanlar ile tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmiş olup olmadığı, beden veya ruh bakımından eyleme karşı kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı, ifadelerine itibar edilip edilemeyeceği hususlarında ayrıntılı rapor alınması ve ayrıca sonucuna göre mağdura CMK'nın 239/2. maddesi uyarınca zorunlu vekil atanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü,29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında TCK'nın 102/1. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 102/3-a. maddesi gereğince 1/2 oranında arttırım yapılırken 3 yıl 9 ay yerine 2 yıl 12 ay hapis, TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 3 yıl 1 ay 15 gün hapis yerine 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi sonucunda eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, O Yer ve Üst Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy