MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinden önce onbeş yaşı içerisinde bulunan mağdure ile tanışıp arkadaş olan sanığın, olay gecesi geç saatte dışarıda buluştuğu mağdureyi cebir, tehdit veya hile olmaksızın yanına alarak götürdüğü bağ evinde oluşa uygun kesinleşmiş beraat kararına göre herhangi bir cinsel söz yada eylemde bulunmaksızın alıkoyduğu ve ertesi gün yakınlarıyla yaptığı telefon görüşmesi sonrası mağdureyi jandarma karakoluna getirip teslim ettiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, sanık hakkında TCK’nın 109/1,3-f. maddeleri ile belirlenen cezada aynı Kanunun 110. maddesinin tatbiki gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması neticesinde fazla ceza tayini,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.