MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (Sanık ... için 2 kez, diğer sanıklar için 1 kez)
HÜKÜM : Sanıklar ... ile ...'nin müsnet suçlardan mahkûmiyetlerine(sanık ... 2 kez, diğer sanıklar 1 kez) sanık ...'nin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve diğer atılı suçtan mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümlerin sanıklar ...sanıklar müdafileri, katılan vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanık ... ile sanıklar ... müdafii tarafından incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 24.09.2014 Çarşamba saat 13:30'a duruşma günü tayin olunarak sanıklar ... ve ... müdafilerine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... ile sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar ... ve ... haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkilleri haklarındaki hükümlerin BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözleri sorulan sanıklar müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 22.10.2014 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Süresi içinde yapılmayan sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, sanık ... yönünden incelemenin duruşmasız yapılmasına, ayrıca O Yer Cumhuriyet Savcısının 03.01.2014 tarihinde tefhim olunan hükmü, CMUK.nın 310. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen ve tefhimden başlayan bir haftalık süreden sonra 20.01.2014 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar ... ve... sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında tehdit suçundan iddianame ile kamu davası açıldığı halde, hüküm kurulmamış ise de, mahkemesince zamanaşımı süresince bu konuda karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar ...ve ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ..., sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmalarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından (2 kez), sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Nüfus kaydına göre suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olan 16.08.1995 doğumlu mağdurenin kardeşleri ..., ... ile aynı tarihte 14.09.1995 de nüfusa kaydedilmesine, mağdurenin yaşına itiraz edilmiş olması da nazara alınarak, suçun oluşumuna ve niteliğini belirlemeye etkisi bakımından mağdurenin yaşı üzerinde durularak, merciinden doğum tutanağının, onaylı sureti getirtilip, resmî bir sağlık kurumunda doğmadığının anlaşılması halinde, yaşını belirlemeye yönelik kemik grafileri çektirilip, tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulu raporu aldırılması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorulup, mağdurenin suç tarihindeki yaşı bilimsel şekilde belirlendikten sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Dosya içeriğine göre, sanıklar... ve...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını cebir ve tehditle işlediklerine dair mağdurenin çelişkili anlatımları dışında somut delil bulunmadığı ve eylemlerin tehdit ve cebir kullanılarak işlendiğinin sabit olmadığı gözetilerek sanıklar...ve...haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK.nın 103/4. maddesi ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da 109/1. maddesi yerine, 109/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Mağdurenin aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya içeriğine göre sanık ...'nin mağdureye karşı bir defa cinsel istismar eyleminde bulunduğu halde, sanık ...'nin eylemlerine yardım eden sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yardım etmekten dolayı kurulan hükümlerde TCK.nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Sanık ...'in diğer sanık ...'nin eylemlerine yardım etmekten dolayı kurulan mahkûmiyet hükümlerinde, Deniz'in mağdureye tokat atarak ve tehdit ederek sanık ...'la cinsel ilişkiye zorladığı anlaşıldığından, TCK.nın 37. maddesi uyarınca doğrudan fail olarak sorumlu tutulması yerine, eyleminin aynı Kanunun 39/2-c maddesinde yer alan yardım etme niteliğinde olduğu kabul edilerek hüküm kurulması sonucunda eksik ceza tayini,
Ayrıca sanık ...'in hem kendi eylemleri hem de sanık ...'nin eylemlerine katılım yönünden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından, TCK.nın 109/2-3-f, 109/5, 43/1. maddelerine göre mahkûmiyeti yerine, diğer sanık ...'nin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım etmekten de ayrıca mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık ...'nin cinsel istismar eylemini, öz çocuğuna karşı gerçekleştirdiği gözetilmeden, hakkında ceza tayin edilirken 5237 sayılı TCK.nın 103/3. maddesinin uygulanmaması,
Sanık ...'nin eylemlerini 5237 sayılı Kanunun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Sanık ...'nin işlediği kabul edilen beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçuna uyan TCK.nın 103/2 ve 103/4. maddeleri uyarınca verilen ceza 15 yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın TCK.nın 49/1 ve 103/6. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar arttırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak hakkaniyet gereği cezada uygun bir miktar daha arttırım yapılması yerine 103/6. maddenin uygulama dışı bırakılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde ve fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar..., sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.14.10.2014 tarihinde verilen işbu karar 22.10.2014 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ...hazır olduğu halde sanıklar müdafileri Av. ... ve Av. ...'in yüzlerine karşı tefhim olundu.
Full & Egal Universal Law Academy