MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığnı bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (iki kez)
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'ya tekme atarak yere düşürüp eylemi gerçekleştirdiği anlaşıldığından şartları oluştuğu halde sanık hakkında TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 62 ilâ 73. maddeleri arasında düzenlenen bilirkişi incelemesine ilişkin hükümlere ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20, 21. maddelerine göre hakimin gerekirse bu konuda tam kanaat sahibi olabilmesi için adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunlu hallerde uzman hekimden alınan görüş ile birlikte sosyal inceleme raporu da alabileceği esasen 20/2. maddesi düzenlemesi de nazara alındığında olay tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olduğunun düzenlendiği, bu kapsamda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.04.2017 gün
ve 2014/13-518 esas, 2017/2018 sayılı Kararında da belirtildiği üzere suç tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukla ilgili olarak adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk bulunması halinde uzman hekimden görüş alınmasının, psikiyatrik açıdan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda tek başına değerlendirme yapmaya yeterli olmadığı gibi bu kanunun salt hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile de çözümlenemeyeceği göz önüne alınarak, mahkemece teknik bilgi gerektiren bu konuda ayrıca suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal hizmet uzmanınca hazırlanan sosyal inceleme raporu alındıktan sonra suça sürüklenen çocuğun cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suça sürüklene çocuk hakkında 5237 sayılı TCK.nın 103/1.a-6, 43/1 maddeler gereğince hükmedilen 15 yıl ve 16 yıl hapis cezalarından TCK.nın 31/2. madde uyarınca indirim yapılırken, aynı Kanunun 31/2. maddesi uyarınca verilecek hapis cezasının 7 yıldan fazla olamaz hükmüne aykırı olarak suça sürüklenen çocuk hakkında "7 yıl 6 ay ve 8 yıl" hapis cezası belirlenmesi ve bu ceza üzerinden aynı Kanunun 62. madde uyarınca indirim yapılarak, sonuç cezaların fazla belirlenmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy