MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi.
Eski hale getirme şartlarının oluşup oluşmadığını değerlendirerek kabulüne ya da reddine dair karar verme yetkisi Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olduğundan, mahkemece sanık müdafiin temyiz talebi hakkında verilen 18.01.2013 günlü Ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede, kesinleştirme öncesi gerekçeli kararla ilgili tebligatın usulüne uygun yapılmaması nedeniyle yerinde görülen eski hale getirme talebinin kabulü ile sanık müdafiin öğrenme üzerine süresinde yaptığı temyiz isteminin incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK'nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.