MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel isitismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Eylemler bütün halinde reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ
DÜŞÜNCE : Bozma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillerle, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın soruşturma evresinde alınan 04.07.2011 günlü ilk ifadesinde olaydan bir yıl kadar önce tanıştığı mağdureyle ilk cinsel ilişkilerinin altı ay kadar önce olduğunu belirtip mağdurenin de 02.07.2011 tarihli ilk ifadesinde, bir yıl önce sanıkla tanıştıktan sonra cinsel ilişkiye girdiklerini bildirmesine karşılık kovuşturma evresinde ilk cinsel ilişkinin tarihi konusunda çelişkili beyanlarda bulunmaları, sanığın aşamalardaki savunmalarında, mağdurenin on dokuz yaşında olduğunu bildiğini beyanla yaşına itiraz etmesi ve 2011 yılında liseden mezun olan kayden 15.03.1993 doğumlu mağdurenin 15.03.2011 tarihinde on sekiz yaşını tamamladığının anlaşılması karşısında; öncelikle mağdure ve sanık arasındaki ilk cinsel ilişkinin tarihi kesin olarak belirlenip, suç tarihi tespit edildikten sonra, mağdurenin olay günündeki yaşı üzerinde durularak resmi bir sağlık kuruluşunda doğup doğmadığı araştırılıp doğmadığının saptanması halinde, yaşını belirlemeye yönelik kemik grafileri çektirilerek, tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulu raporu aldırılması ve duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorulmak suretiyle mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
İddianamede sanık hakkında beden veya ruh sağılığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iki ayrı dava açılması karşısında, sanığa atılı bu eylemlerden dolayı iki ayrı hüküm kurulması gerekirken mağdurenin sanık ile rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği ve Niğde'ye kendi rızasıyla gittiğinin sabit olduğu ve bu durumda eyleminin bütün olarak TCK'nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek sadece bu suçtan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy