MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Mağdure ...'ye yönelik olarak 10.05.2010 tarihinde sanık ... tarafından gerçekleştirilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dolayı açılan kamu davası sonucunda Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2012 gün ve 2010/156 Esas, 2012/248 Karar sayılı dosyasının temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2014/8587 Esas sayılı dosyasında inceleme sırası beklediği ve iş bu temyize konu 2015/8981 sayılı dosya ile 2014/8587 sayılı dosya arasında irtibat bulunduğu anlaşılmakla her iki dosyanın birlikte incelenerek sonuçlandırılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay günü ondört yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, uzaktan akrabası olan sanık ...'yi arayıp buluşmak istediğini söylemesi üzerine ...'nin diğer sanık ...'in kullandığı araçla aldığı mağdureyi boş fabrika binasına götürmesinin ardından araç içinde sanıkların birlikte direncini kırdıkları mağdureye karşı basit cinsel istismarda bulunduklarının anlaşıldığı ve mahkemece oluş bu şekilde kabul edildiği halde haklarında 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezaların aynı Kanunun 103/3. maddesi ile arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK'nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarları itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy