MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230, 289/g ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların nitelendirmesinin yapılarak delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükmün 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlediği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun 06.12.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1-b-4. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı ve uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu nazara alınarak aynı Kanunun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy