MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin sanık müdafileri tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 08.02.2017 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafilerine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın../../...... Çarşamba günü saat 09:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmasının reddiyle kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin ONANMASINA, 14.02.2017 tarihinde sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hüküm yönünden üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla, diğer suçtan kurulan hüküm yönünden ise oybirliğiyle karar verildi.
(Karşı Oy)
14.02.2017 tarihinde verilen işbu karar 22.02.2017 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ...... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.
KARŞI OY
18 yaşından büyük olup 3. kez evlenmiş olan ve ilk kocasından bir çocuğu bulunan mağdurede var olan akıl zayıflığının üçüncü kişilerce bilinemeyeceğine dair Adli Tıp Kurumu raporu, mağdurenin kovuşturma ifadesi sırasında mağdurede herhangi bir anormalliğin gözlenmemesi, mağdurenin yakın akrabaları olan tanıkların, mağdurenin akıl hastası olmadığını, sadece unutkan olduğunu beyan etmeleri, mağdurenin eylemi rızayla gerçekleştirdiğini beyan etmesi hatta cinsel ilişkiden sonra ortaya çıkacak sorunlar hakkında sanıkla konuşmaları, sanığın mağdureyi biraz saf olarak tanımlaması ve olayın oluş şekli dikkate alındığında sanığın mağdurda var olan unutkanlığın ve saflığın mağdurun rızasına itibar edilmesini engelleyecek düzeyde akıl zayıflığı (hastalığı) olduğunu bilmesinin sanığın sosyal ve kültürel durumunuda dikkate alındığında olağan olmadığı, bu nedenle sadece mağdurenin komşusu olması nedeniyle “rızayı ortadan kaldıracak” bir akıl zayıflığının bulunduğunu bildiğinin kabul edilemeyeceği bu nedenle sanığın, mağdurenin rızasının varlığının bulunduğuna yönelik hatasından faydalanması gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.