MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilip re'sen de temyize tabi hükmün sanık ve müdafii, katılan mağdur vekili ile katılanlar tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 11.05.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 01.06.2016 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
5271 sayılı CMK'nın 219/1. maddesine aykırı olarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan kontrolde aynı zamanda e-imzasız olduğu anlaşılan 11.06.2014 tarihli duruşma tutanağının zabıt katibi tarafından imzalanmaması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilamında vurgulandığı gibi, sanığın mağdura karşı, değişik zamanlarda birden çok kez nitelikli cinsel istismar suçunu işlemesi sonucu, 5237 sayılı TCK.nın 61/4-5. maddesindeki sıralamaya göre 103/2, 103/3 ve 103/4. maddeleri ile belirlenen cezadan sonra 103/6. maddesinin tatbiki ile bundan sonra 103/4. maddesi ile belirlenen ceza miktarı üzerinden 43/1. maddesi uygulanarak bulunacak arttırım miktarın, 103/6. madde ile tayin edilecek ceza süresine eklenmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken, 43. maddenin 103/6. fıkradan önce uygulanması suretiyle belirlenen cezanın 20 yıldan fazla olduğundan bahisle 103/6. fıkranın uygulama dışı bırakılması,
CMK'nın 226. maddesine aykırı olarak sanığa ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 103/4. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Sanık hakkında, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin aleyhe olduğundan bahisle TCK'nın 103. maddesinin değişiklikten önceki halinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, değişiklikten önceki TCK'nın 103/3. maddesinin (e) bendi bulunmadığı gözetilmeden, uygulama maddesinin aynı Kanunun 103/3 yerine 103/3.e olarak gösterilmesi,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafii, katılan mağdur vekili ve katılanların temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, re'sen de temyize tabi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.23.05.2016 tarihinde verilen işbu karar 01.06.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.
Full & Egal Universal Law Academy