MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafilerinden Av. ...'in kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen ceza miktarı da nazara alınıp 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle evrak tetkik edildi.
5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, 6284 sayılı Kanunda yer alan düzenlemeler gözetilerek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu, bakanlık vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçede açıkca katılma iradesinin ortaya konulduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere bakanlığın katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının davaya katılmasına ve vekilin katılan bakanlık vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delilerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile katılan bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanık hakkında TCK'nın 109/5. maddesi ile yapılan uygulama maddesinin kararda gösterilmemesi, mahallinde ikmali mümkün yazım eksikliği kabul edilmiş, hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 109/1, 109/3-f ve 109/5. maddelerinin tatbiki ile bulunan 3 yıl 18 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 62. maddesi ile indirim yapıldığında 3 yıl 9 ay yerine 2 yıl 21 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan "...2 yıl 21 ay..." ibaresinin çıkartılarak yerine “...3 yıl 9 ay ...” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy