MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit (üç kez), hakaret (iki kez)
HÜKÜM : Zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından mahkûmiyet (birer kez), tehdit ve hakaret suçlarından beraat (ikişer kez)
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Suç tarihinde on sekiz yaşından büyük olan sanık ...'e 5271 sayılı CMK'nın 150/1. maddesi uyarınca tayin edilen müdafiin, 12.10.2015 tarihli dilekçeyle süresinde temyiz başvurusunda bulunduğu, ancak sanığın 04.11.2015 tarihinde tutuklu bulunduğu cezaevi kanalıyla verdiği dilekçe ile temyizden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mağdurlara yönelik zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve mağdur ...'a yönelik tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde,
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın, olay günü aynı evde birlikte yaşadığı annesi ve kardeşlerine sinirlenerek, eline geçirdiği nacakla tehdit etmek suretiyle dışarı çıkmalarını engelleyip, onları uzun bir süre hürriyetlerinden yoksun bıraktığı anlaşılması karşısında, mahkemenin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurduğu hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, bu hususta tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanığın, mağdur ...'a yönelik işlediği tehdit suçundan hüküm kurulduğu sırada uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 106/1. yerine 106/2-a olarak gösterilmesi ise mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerde yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin çıkartılarak yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdureler... ile ...'e yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen tehdit ve hakaret suçlarından (ikişer kez) kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesine gelince,
Mağdurelerin aşamalardaki birbirleriyle uyumlu beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, tutanaklar ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın, olay günü mağdurelere yönelik tehdit ve hakaret suçlarını işlediği anlaşıldığından, müsnet suçlardan mahkûmiyeti yerine yazılı gerekçeyle yazılı beraat kararları verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy