MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı ( iki kez )
HÜKÜM : Mahkumiyet (iki kez)
İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 22.06.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından...hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz ettiği yetki belgesine dayanarak sanık ... adına gelen Av.... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 13.07.2016 Çarşamba günü saat 09:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında 04.11.2013 iddianame tarihli çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, sanığın eylemini velayet hakkını kötüye kullanarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmedilen cezanın yarısından bir katına kadar velayet hakkının kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmasının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında 16.10.2014 iddianame tarihli çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın eylemini velayet hakkını kötüye kullanarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi gereğine cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmedilen cezanın yarısından bir katına kadar velayet hakkının kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Ancak;
İlk iddianame konusu eylemden sonra, mağdureyi muayene eden ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığının 23.09.2014 tarihli yazısı ve yine müşteki annenin ...Asliye Ceza Mahkemesine verdiği 16.09.2014 tarihli, kızının hala cinsel istismara uğramaya devam ettiğine ilişkin şikayet dilekçesi üzerine yapılan soruşturmada mağdurenin 04.10.2014 tarihli kolluk beyanında ilk dava konusu eylemlerden sonra basanının kendisine karşı cinsel istismar eylemi bulunmadığını beyan etmesi karşısında; mağdure yeniden çağrılarak mevcut iddianame konusu eylemlerle ilgili ayrıntılı beyanının alınması ve gerektiğinde mağdureyi... Üniversitesinde muayene eden doktorda dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinini 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
27.06.2016 tarihinde verilen işbu karar 13.07.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından... hazır olduğu halde sanık müdafii Av...'nin yüzüne karşı tefhim olundu.
YB