MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresince dava açılması mümkün görülmüştür.
Tüm dosya içeriğinden, inşaat işçisi olan sanıkların, mendil ve su satarak geçimini sağlamaya çalışan mağduru kaldıkları bekar evine zorla götürmelerinin ardından soyunmasını istedikleri, bu sırada sanık ...'ın üzerinde külodu kalacak şekilde soyunduğu ve üstündekileri çıkartmak istemeyen mağduru diğer sanık ...'ın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde hortumla darp etmesinden sonra mağdurun olay yerinden kaçarak kurtulduğunun anlaşıldığından, mevcut haliyle sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçuna birden fazla kişi tarafından birlikte teşebbüs niteliğinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı suçun tamamlanmış halinden mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
İddianamede sanıkların TCK'nın 103/1.a, 103/4, 35. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talep edildiği halde, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı olarak sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 103/1.a, 103/4. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,Hükümlerden sonra 24.11.2015 günlü,29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.