MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (sanıklar ...); çocuğun basit cinsel istismarı (sanık ...); kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar); fuhuş (sanıklar...); 6136 sayılı Kanuna muhalefet (sanık ...)
HÜKÜM: Sanıklar ... ile...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetlerine; sanık ...'in çocuğun basit cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine; sanıklar .... ile....'nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine; sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ve sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine; sanıklar... ile...'nın fuhuş ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemleri bütün halinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetlerine; sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hüriyetinden yoksun kılma, fuhuş suçlarından açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle düşmesine, sanık ... hakkında 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin sanık ... ile müdafii, sanıklar .... müdafileri, katılan mağdure vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar ... müdafilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, sanıklar ... ile ... haklarında hükmedilen ceza miktarları nazara alındığında müdafilerin duruşmalı inceleme taleplerinin reddine karar verildikten sonra sanıklar... ile... müdafilerinin yerinde görülen duruşmalı inceleme taleplerine istinaden 05.10.2016 Çarşamba saat 09.30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar... ile... müdafilerine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık ... müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı, anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde sanık ... yönünden DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek duruşmaya devam olundu.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 19.10.2016 Çarşamba günü saat 09:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Kayden 16.10.2000 doğumlu olup kovuşturma evresinde mahkemece ifadesinin alındığı tarihte onbeş yaşını tamamlamayan mağdure ile velayet hakkına sahip annesi müştekinin, sanıklar..., ... ile...haklarındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan etmeleri karşısında, yaşı küçük mağdureye tayin edilen vekilin bu sanıklarla ilgili hükümlere yönelik temyiz istemi ile sanık ... hakkında 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmaması nedeniyle bu konuda mahallinde itiraz merciince karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, ... müdafiin anılan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin katılan mağdure vekilinin diğer sanıklarla ilgili kurulan hükümlere ve sanıklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının ilgili sanıklar haklarında kurulan hükümlere yönelik temyizleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkındaki verilen düşme hükümlerinin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar... ile.... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar... ve ...haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile sanıklar ... ... ve... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Sanık ...'in, sanıklar... ile ....'ın evinde, on beş yaşını tamamlamayan mağdure ile para karşılığı cinsel ilişkiye girdiği olayda, sanıklar ... ile ...'ın diğer sanık ...'in işlediği çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemine TCK'nın 37/1. maddesi anlamında iştirak etmeleri nedeniyle suçu birden fazla kişiyle birlikte işleyen... hakkında aynı Kanunun 103/3-a maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi bu sanık hakkında anılan suçtan kurulan hüküm yönünden karşı temyiz olmadığından, ayrıca sanıklar ... ... ile ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişiyle birlikte işledikleri halde, haklarında TCK'nın 109/3-b. maddesinin uygulanmaması, suçun çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle 109/3-f. maddesinin tatbiki nedeniyle sonuç cezalara etkili olmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamış; 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiriler dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ... ve müdafii, sanıklar...,... müdafileri, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmasının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıkla..... ile ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin Temmuz-2014 tarihinde evden ayrıldıktan sonra sanık ... ile babası sanık ...'ın evinde kaldığı on beş günlük süre içerisinde Mert'le bir kez cinsel ilişkiye girdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın o tarihte on beş- on sekiz yaş grubunda olduğu gözetilerek hakkında müsnet suçlardan ceza tayin edilirken TCK'nın 31/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Sanıklar ...'ın, suç tarihinde on beş yaşını tamamlamayan mağdureyi kendi evlerinde ve değişik başka mekanlarda para karşılığı sanıklar..., İrfan ile açık kimlikleri tespit edilemeyen kişilere; sanık ...'nın da kendi evinde para karşılığı açık kimlikleri belirlenemeyen beş kişiye temin edip cinsel ilişkiye girmelerini sağlayarak, bu kişilerin mağdureye karşı işledikleri çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemlerine TCK'nın 37/1. maddesi anlamında katılmalarından dolayı haklarında aynı Kanunun 103/3-a. maddesi de nazara alınarak hükümler kurulması gerekirken yazılı şekilde eylemlerin TCK'nın 39/2. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle uygulama yapılması neticesinde cezaların eksik tayini,
Sanık ...'ın, olay günü kullandığı depoya diğer sanık ...'ın getirdiği mağdure ile para karşılığı cinsel ilişkiye girdiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, İrfan'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu...'la birlikte TCK'nın 37/1. maddesi kapsamında işlediği nazara alınarak aynı Kanunun 103/2. maddesi ile belirlenen temel cezanın TCK'nın 103/3-a. maddesine göre arttırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması sonucunda cezanın eksik belirlenmesi,
Adli sicil kaydı ile onaylı karar suretine göre, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2009 tarih ve 2006/37 Esas, 2009/345 Karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık ... hakkında müsnet suçlardan hükmedilen hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin altı ve yedinci fıkraları uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Sanık ...'ın, adli sicil kaydında gösterilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2013 tarih ve 2011/161 Esas, 2013/785 Karar sayılı ilamının kesinleşme ve infaz tarihlerini içeren onaylı sureti mahkemesinden getirtilerek tekerrüre esas alınıp alınmayacağının araştırılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanıklar haklarında TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına karar verilirken 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ... ve müdafii, sanıklar ...,...müdafileri ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları ile sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.18.10.2016 tarihinde verilen işbu karar 19.10.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.