MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 02.07.2014 gün ve 2014/4-310 Esas, 2014/351 Karar sayılı ilamı nazara alındığında mahkemece müsnet suçtan tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına dair gösterilen gerekçenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde aynı şekilde yer alan subjektif şarta uygun olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen katılan mağdur vekilinin tüm temyiz itirazları ile suça sürüklenen çocuk müdafiin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk olay tarihi itibariyle onsekiz yaşından küçük olduğu halde TCK'nın 53/4. maddesine aykırı olarak hakkında aynı Kanunun 53/1. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy