MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Basit cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında basit cinsel saldırı, tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın olay gecesi katılanların evine girerek uyumakta olan katılan ...'nun saçlarını okşayıp, vücuduna dokunarak cinsel saldırıda bulunduğu sırada katılanın tepki gösterip karşı koyması üzerine "benim olacaksın" deyip, mutfaktan aldığı bıçakla katılanı kendisiyle birlikte olmazsa öldüreceğini söyleyerek tehdit ettikten sonra "gidemezsin benimle olacaksın" dediği, katılanın bağa çalışmaya gitmek için kendisini almaya geleceklerini, bu nedenle dayıbaşına gidip işe gitmeyeceğini söyleyerek geri geleceğini belirterek evden çıktığı tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, sanığın kapıyı kilitlemediği, katılanın gitmek istemesi üzerine "benimle olacaksın gidemezsin" demesine rağmen hemen akabinde savcılık ifadesinde de belirtildiği üzere katılanın, beklemesi için sanığı oturma odasına götürüp evden ayrıldığı sırada sanığın, herhangi bir şekilde engel çıkartmadığı, bu nedenle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre, sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı taktirde en seri vasıtayla derhal tahliyesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 25.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy