MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı (katılan sanık); hakaret, tehdit, kasten yaralama, kasten öldürmeye teşebbüs (sanık)
HÜKÜM: Katılan sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine; sanığın tehdit suçundan beraati ile katılan sanığa yönelik kasten öldürmeye teşebbüs eylemi neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine, hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi.
Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama ve katılan sanık ...'ya yönelik hakaret suçlarından dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan hükümlere ilişkin temyiz istemleri aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca itiraz kabul edilerek bu hususta gerekli kararın mahallinde merciince verilmesi gerektiği anlaşıldığından, incelemenin katılan sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve sanık hakkında katılan sanığa yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, tehdit suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Sanık hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının mahkumiyet hükmü yönünden infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığa isnat edilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun sanık tarafından işlendiğinin belirlendiği, tehdit suçunun sanık tarafından işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir nitelikte kesin delil bulunmadığının tespit edildiği, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen ceza nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği gibi beraat hükmünün de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, katılan sanık ve sanık müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Katılan sanık hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Katılan ...'un aşamalardaki çelişkili ve başka delillerle desteklenmeyen beyanları, savunma, olayın intikal şekli ve zamanı mağdure ait rapor ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, katılan sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan sanık ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.