MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, eziyet, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜM : Eziyet suçundan beraat, çocuğun basit cinsel istismarı, tehdit ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanık müdafileri ile katılanlar vekileri tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle. 20.04.2016 Çarşamba saat 13:30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafilerine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz ettiği yetki belgesine dayanarak sanık ... adına gelen Av.... ve Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözleri sorulan sanık müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 04.05.2016 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3000 TL'ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, kasten yaralama suçundan doğrudan tayin edilen 3.000 TL adli para cezasının miktarı itibariyle CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince kesin olması nedeniyle hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, anılan hükme yönelik sanık ve müdafileri ile katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında eziyet suçundan verilen beraat hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı ve tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile sanık ve müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın çocuğun basit cinsel istismarı şeklindeki eylemlerini 5237 sayılı Kanunun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 günv e 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yenidne değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafileri ile katılanlar vekilerinin temyiz itirazları ile sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, acnak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi
mümkün bulunduğundan, çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükme "TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kulanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanığın aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, verilen cezasının yarısı olan 6 yıl 3 ay süre ile bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresi ile hükümlerde yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin çıkartılarak yerlerine "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.04.2016 tarihinde oybirliğyle karar verildi.
26.04.2016 tarihinde verilen işbu karar 04.05.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Şehri Ayan hazır olduğu halde sanık müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.
Full & Egal Universal Law Academy