MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet, diğer atılı suçtan beraat
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.05.2014 gün ve 2013/14-287 Esas, 2014/273 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; katılma konusunda ayırt etme gücü olmayan mağdur küçük veya malulün kanuni temsilcisi ile 5271 sayılı CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca görevlendirilen vekilin iradelerinin çelişmesi halinde kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği, suç tarihinde dokuz yaşındaki mağdurenin velâyet hakkına haiz babası ile annesinin kovuşturma evresinde, sanıktan şikâyetçi olduklarını ancak kamu davasına katılmak istemediklerini açıkça beyan etmeleri karşısında, mağdureye yaşı nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da hukuki dayanaktan yoksun olduğundan, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik müdafiin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.