MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin sanık müdafii tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 28.09.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnamelere dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... ve Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözleri sorulan sanık müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 12.10.2016 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mağdur hakkında düzenlenen Toros Devlet Hastanesinin 11.06.2010 tarihli raporunda atipik otizm ve hafif debilite tanısıyla %55 özürlülük durumu bulunduğunun belirtilmesi, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 03.06.2015 tarihli raporunda mağdurda hafif derecede mental retardasyon bulunduğu, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğu, atılı suçlar ile ilgili olarak isnat yeteneğinin azaldığı, beyanlarına itibar edilebileceği hususlarının açıkça bildirilmesi, mağdur ve ailesinin anlatımlarından mağdurun aktif olarak cep telefonu kullanabildiğinin ve kendi sosyal çevresinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, tam bir vicdani kanaatin oluşması bakımından mağdurun dava dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kuruluna sevk edilerek kendisinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olmadığı, akıl hastalığı veya zayıflığı var ise hekim olmayanlar ile tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı ve beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin TCK.nın 102/3.a maddesi yerine 103/3.a maddesi olarak yanlış gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
03.10.2016 tarihinde verilen işbu karar 12.10.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Nazmi Bayramoğlu hazır olduğu halde sanık müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.
Full & Egal Universal Law Academy