MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilip re'sen de temyize tabi hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 19.10.2016 Çarşamba saat 13:30'a duruşma günü verilerek sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından...hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 02.11.2016 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin, hastane yetkilileri tarafından düzenlenen 16.09.2015 tarihli tutanak kapsamında verdiği bilgiler ile soruşturma evresinde alınan 17.09.2015 ve 18.09.2015 tarihli beyanlarında özetle, sanığın olay gecesi tek başına yatmakta olduğu odaya gelerek çay içme teklifinde bulunduğunu, kendisinin kabul etmediğini, bunun üzerine iyice yanına yaklaşarak eliyle ağzını kapattıktan sonra ''Benimle birlikte olacaksın, yoksa seni öldürürüm, sesini çıkartmayacaksın'' diyerek tehditte bulunduğunu, alt kıyafetlerini aşağı doğru sıyırdığını, kendi kıyafetlerini dizlerine kadar indirdikten sonra üzerine çıktığını, bir iki dakika kadar cinsel organına sürtündüğünü, ıslaklık hissettiğini, içine tam olarak girip girmediğini bilmediğini, cebinden çıkarttığı peçete ile cinsel organını silerek odadan ayrıldığını belirtip bunun dışında sanığın cinsel organını kendi cinsel organına soktuğuna dair bir beyanının olmadığı, buna göre sanığın, mağdureye yönelik nitelikli cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiğine dair olaydan yaklaşık beş ay sonra 03.02.2016 tarihli duruşmada alınan çelişkili mahkeme beyanı dışında, cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, mevcut haliyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 102/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
27.10.2016 tarihinde verilen işbu karar 02.11.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.
Full & Egal Universal Law Academy