MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen ceza miktarı da nazara alındığında 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafileri ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu cebir, tehdit ya da hileyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve mahkemenin kabulü de bu yönde olduğu halde hüküm fıkrasında "sanığın üzerine yüklenen, suç tarihinde 15 yaşından küçük mağdureye yönelik olarak hile kullanarak cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu sübut bulduğu anlaşılmakla, TCK.109/2. maddesi gereğince .... cezalandırılmasına" şeklindeki uygulama ile hükmün karıştırılması,
İddianamede sanık hakkında TCK'nın 109/1. maddesinin uygulanmasının talep edildiği ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının da bu yönde olduğu gözetilip sanığa ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde aynı Kanunun 109/2. maddesinin tatbiki suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy