MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Irza geçme
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesindeki ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu nazara alındığında Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianamede tek eylemden dolayı kamu davası açıldığı ve atılı suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair anlatımda bulunmadığı halde, yazılı şekilde sanık hakkında belirlenen cezada 765 sayılı TCK'nın 80. maddesi uyarınca arttırım yapılması,
Sanığın duruşmada mağdureyle ilişkiye girdiğinde kız olmadığını anladığını beyan etmesi ve mağdurenin kızlık zarında yırtık olduğuna dair tespitin olayın adli makamlara intikal ettiği 10.03.2004 tarihinden uzun süre sonra ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalınca düzenlenen 05.01.2006 günlü raporla yapılması karşısında, mağdurenin kızlık zarının sanığın eylemi nedeniyle bozulduğu hususunun şüphede kaldığı gözetilmeden hakkında 765 sayılı TCK'nın 418/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
08.03.2004 olan olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 21.12.2006 olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy