MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya içeriğinden, mağdurun 11.11.2013 tarihinde kollukta alınan beyanında, olay günü aynı mahallede oturmaları nedeniyle tanıştığı sanığın evine gidip çay içtiklerini, birlikte internet cafeye gittiklerini, akşam saat 18.00-19.00 sıralarında tekrar sanığın evine döndüklerini, burada sanığın bıçak göstererek "benimle beraber olmazsan seni keserim" biçiminde sözlerle tehdit edip nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu, olayın bir kez olduğunu açıkça belirttiği, 24.04.2014 tarihli celsede ise, soruşturmadaki beyanını genişleterek sanıkla tanışıp internet cafede oturduktan sonra odun alacaklarını söyleyerek kendisini evlerinin damına çıkardığını, burada yüzüne tokat ve yumrukla vurarak ters ilişkiye girdiğini, bu olaydan bir süre sonra da sanık ile internet cafede iken tekrar karşılaştıklarını, sanığın bisikletini alıp evine doğru sürüklediğini, bisikletini almak için peşinden eve gittiğinde bıçak göstermeden öldüreceğini söyleyerek ikinci kez nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu beyan ettiği, sanığın ise
savcılıkta ve sorguda karşılıklı rıza ile birden fazla anal yoldan ilişkiye girdiklerini kabul ettiği anlaşılmakla; mağdurun aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen anlatımları dışında, sanığın atılı suçları cebir, tehdit veya hileyle gerçekleştirdiğine dair savunmanın aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 109/1, 109/3.f, 109/5 ve 103/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy