MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, hırsızlık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli cinsel saldırı suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 07.12.2016 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafilerine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnamelere dayanarak sanıklar ... ve ... adına gelen Av. ... ve Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar ... ve ... haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkilleri haklarındaki hükümlerin BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 21.12.2016 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık ... müdafilerinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin bu sanık yönünden duruşmasız, diğer sanıklar yönünden duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Olay günü mağdurenin, sanıklarla para karşılığı cinsel ilişkiye girmek için anlaşıp araca kendi isteğiyle bindiği ve ormanlık alana giderek ilişkiye girdikten sonra sanıkların mağdureyi ...'ya getirip bıraktıkları dosya içeriğinden anlaşılmakla, mağdure hakkında düzenlenen adli raporlar, sanıkların ikrarlı savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin araçtan indikten sonra çantasını kontrol ettiğinde telefonları ile parasının olmadığını anlaması nedeniyle şikayette bulunmuş olabileceği de dikkate alınarak, aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları dışında, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırı eylemlerini cebir, tehdit veya hileyle gerçekleştirdiklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Mağdurenin 29.01.2012 tarihli kolluk ve 20.02.2012 tarihli savcılık beyanlarında çantasından parası ile telefonunun alındığını sonradan fark ettiğini ifade etmesi ve çantasının araçtayken sanıklar tarafından alınması sırasında cebir, tehdit uygulandığına ilişkin her hangi bir delil bulunmaması karşısında, sanıkların eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilerek hükümler kurulması yerine delillerin değerlendirilmesinde ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 15.12.2016 tarihinde verilen işbu karar 21.12.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde sanıklar müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.