MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Basit cinsel saldırı, nitelikli yağma
HÜKÜM: Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve nitelikli yağma suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi,gereği görüşüldü:
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanığa isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğinin belirlendiği, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşılmakla, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılanın aşamalardaki ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, olay gecesi ormanlık alanda bulundukları sırada cinsel ilişkiye girme teklifini reddenen katılanı yere yatırıp bu arada kendi pantolonunu çıkarmaya çalıştığı sırada katılanın direnmesi ve fizyolojik olarak boşalması üzerine katılanı bıraktığının ve mevcut haliyle sanığın nitelikli cinsel saldırı eylemine yönelik hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde ciddi bir engel neden olmaksızın eylemine kendiliğinden son verdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 36. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükmü gözetildiğinde nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği, ancak o ana kadar gerçekleşen eylemlerin aynı Kanunun 102/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu dikkate alınarak bu suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.