MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.07.2017 gün ve 2017/194 Esas, 2017/249 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiin duruşma istemi uygun görülmediğinden incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiri ile anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içerisinde bulunan...ve .... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03.05.2010 günlü, Dr. .... Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13.04.2012 tarihli ve ...Devlet Hastanesinin 20.05.2013 günlü özürlü sağlık kurulu raporlarında sanıkta zeka geriliği bulunduğunun belirtilmesinin ardından yargılama aşamasında... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 30.05.2017 tarihli raporda sanıkta sınır zeka potansiyeli bulunmakla beraber ceza ehliyetinin tam olduğunun bildirilmesi karşısında, mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek tam bir vicdani kanaatin oluşması bakımından sanığın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek ceza ehliyeti hususunda rapor alındıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Olay tarihinde on dokuz yaşında olup zeka geriliği bulunduğuna ilişkin sağlık kurulu raporları bulunan sanığın, mağdurenin yaşını on altı olarak bildiği ve gerçek yaşıyla ilgili bilgi sahibi olmadığı yönündeki savunması karşısında, Anayasa Mahkemesinin 25.03.2015 günlü, 2014/6419 başvuru numaralı kararı da nazara alınarak, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılıp bu yöndeki savunmanın reddi nedenleri karar yerinde açıklandıktan sonra hükme varılması gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 29.09.2017 gün ve 2017/3298 Esas, 2017/1876 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.