MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının her aşamada ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu, Bakanlık vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçede de hüküm temyiz edilerek katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, anılan madde gözetilerek 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katılan ve Avukat ...’ın ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargılama sırasında katılan ... ile ilgili olarak ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden yeni rapor alındıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 102/5. maddesinin tatbik edilip edilmeyeceği hususunda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, reşit katılan yönünden olayın üzerinden bir yıl geçmeden önce Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi bünyesinde oluşturulup usulüne uygun olmayan heyetçe düzenlenen 23.03.2013 günlü rapora istinaden sanık hakkında anılan maddenin uygulanmasına karar verilmesi,
Sanığın katılana yönelik işlediği eylem nedeniyle TCK'nın 102/2, 102/3-c. maddelerine göre belirlenen ceza üzerinden suçun teşebbüs safhasında kalmasından dolayı aynı Kanunun 35/2. maddesi ile indirim yapıldıktan sonra mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu göz önüne alınarak cezanın TCK'nın 102/5. maddesi ile arttırılması gerekirken, ruh sağlığının eylem nedeniyle bozulması durumunda neticesi itibariyle ağırlaşmış halin meydana gelmesi nedeniyle artık teşebbüsten söz edilemeyeceği hususu nazara alınmadan ve TCK'nın 61/5. maddesindeki sıralamaya aykırı düşecek şekilde aynı Kanunun 102/2, 102/3-c, 102/5, 35/2, 62/1. maddeleri ile uygulama yapılması sonucunda eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılan vekili, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy