MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuğun işlediği beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesinde belirtildiği gibi fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman doktor raporu aldırılmadan ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35 ile anılan Kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 20/2-3. maddeleri gereğince olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukla ilgili sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/1,103/4, 103/6,maddeleri gereğince hükmedilen 15 yıl hapis cezası üzerinden, aynı Kanunun 31/2. maddesi ile 1/2 oranında indirim yapıldığında bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının, aynı maddenin son cümlesindeki düzenleme gereği 7 yıldan fazla olamayacağı ve TCK'nın 62. maddesinin de bu ceza üzerinden tatbiki gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması neticesinde fazla ceza tayini,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri ayrı ayrı olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve bu kapsamda her iki kanunla ilgili uygulama müstakilen yapılıp denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy